29 Eylül 2012 Cumartesi

adını ne koysam 16


**sessizce yukarı çıktı
   o çıkarken ben kendi içimde çöktüm
   o yine sevdiğini utanmadan
   ve artık gör beni dercesine söylüyordu ama
   kendime sorduğumda doğru dürüst bir cevap vermiyordu kalbim
   öylesine karışıktı ki duygular
   fenerbahçeli birisinin
   galatasarayın uefa kupası almasından dolayı
   rakip takım olduğu için üzülmeli mi
   yoksa türk takımı olduğu için sevinmeli mi karmaşası mevcuttu
   sevemiyordum
   aklım bilgede idi
   hala onu seviyordum
   yada sevdiğimi sanıyordum
   ikiside suçluydu aslında
   gönlüm hakim olsa
   bilgeye kalbime yalan aşk beyanında bulunmaktan başkalarının ömrüne ömür boyu sürgün verirdi ama
   benim bilgeye verebileceğim bu en büyük ceza
   zaten onun için bir dilekti
   bu aşkın cezasını yine hakim olan ben
   ne bok yiyeceğini bilememe cezasını ağırlaştırılmış olarak çekiyordum
   insanlar garip
   ömrünün en kafası güzel zamanında
   kurulmuş bir rakı sofran varken
   yan masaya gidip bi kaç kadeh aşk öldüren içmek gibi aldatmak...
   afiyet olsun bilge hanım
   şerefsizliğinize kaldırıp içeriz rakımızı kafamızı yalnız yaparız
   oturursa bir dost yanımıza
   ona da yeni bir sofra kurarız...
   apartmandan çıkışım
   eve varışım arası 40 dk oynamıştır max
   ablam evde telefonda konuşuyor
   konuşma da denilmez büyük ihtimalle dert dinliyorcasına
   ağlama,herşey yoluna girecek şeklinde teselli ediyor birilerini
   neyse sonra görüşürüz diyerek telefonu kapattı
   -sana da bişey demiyorum artık kelebek dedi
   -ne oldu dedim
   -oğlum bi şans ver şu kıza artık dedi
   -allah allah belamısınız başıma sevmiyorum diyorum anlamıyor musunuz dedim
   -sevdiklerini görüyoruz beyefendi diyerek lafı koydu,muhabbeti yarım bırakıp mutfağa gitti
   arkasından mutfağa gittim bende
   oturdum sessizce
   o nişanlısına kurabiye yapmakla meşgulken
   -herşeyi anlatıyor mu abla sana dedim
   -herşeyden kasıt?ne dedi
   -benimle ilgili dedim
   -ne anlattığını bilmem ama anlattıklarından tek anladığım seni çok sevdiği dedi
   -nişanlın sana yalan söylese severmiydin dedim
   -ben yalanı destekliyorum demedim,ama hatasını zaten kabul ediyor.dedi
   -gidip bir kaç yalan da ben söyleyeyim sonra hatalıyım ama sev beni diyeyim o zaman dedim
   -valla ona bile razı galiba dedi ablam gülerek
   -ne zaman aşık olmuş ki bu bana hiç iyi davranmıyor artislik yapıyordu ilk başlarda şimdi ne olmuş ağlıyor sızlıyor dedim
   -kendin sor ben bilmem dedi
   -ben konuşmam onunla dedim
   -kızı isteyenler varmış başkası ile evlenir içinde pişmanlık kalır.her başkası ile beraber olup ayrılışında
 acaba benim ki yalancı idi de ben mi kaçırdım dersin,karışmam sonra dedi
   sonra enişte bey aradı
   vay canım sana kelebek şeklinde kurabiye ay şeklinde kurabiye bilmem ne şeklinde kurabiye yaptım diye geyiğe başladılar
   onları yalnız bıraktım
   enişte ahalisi ve bizimkiler
   nişan yapabilecekleri mekan aramaları ve nişanda gelişecek olaylar zincirlemesi planlamalarını yaptılar
   sonuç olarak bir kafeteryaya yakın akrabalardan oluşan bir davet şeklinde
   nişan yapmaya karar verdiler
   peder bey sağolsun bir takım elbise aldı o kadar harcama arasından
   nişandan iki gün önce enişte bey bir şişe viskiyi bana verdi
   bir bardağını kendisine nişanda kola süsü verilmiş şekilde getirmem şartı ile
   nişan günü tüm gereksiz ama yapılması gereken teferruatlarla uğraştıktan sonra
   kafeterya girişinde
   welcome komitesi vekili şeklinde sıralamada kendime yer bulup
   gelene geçene hoş geldin karşılaması yaparken
   ananem yalancı yalancının annesi beraber geldiler ama
   benim tek farkettiğim kişi yalancı oldu
   benim yanımdan başı eğerek geçti
   makyajı bile yüzünün kızarıklığının farkedilmesine engel değildi
   herkes oturduktan sonra alkış kıyamet ablamlar geldi yerlerini aldı
   slowdan girip ankara'ya geçiş yaparken millet
   ben sekten girmiştim viskiye
   masa altı bi kaç tane içtikten sonra
   hiç utanmadan piste çıkıp oynayacak kıvamı çoktan geçip
   bokunu çıkarmaya meyilli hale gelmiştim
   kafamı ne zaman sağa çevirsem bana bakan sabit bir çift göz vardı
   kızlar da oynarken ben ananemin yanına gittim
   -nasılsın niye gelmiyorsuna cevap verirken
   -git bana siyah bir poşet alıp gel dedi ananem
   -ne yapıcan anane miden mi bulanıyor dedim
   -çabuk çabuk dedi
   marketten bir tane getirdim
   ona uzatmıştım ki
   -git o içkiyi bana getir dedi
   -hangi içkiyi dedim
   -çabuk dedi
   onunla konuşurken içkinin kokusunu almış olsa gerek
   yarım kalmış viskiyi siyah poşete koyup ananeme getirdim
   kocakarı çantasına attı
   -nişan bitince gel al dedi
   el koyulan viskiyi es geçip başka içenlere yancılık yaparım nasılsa mantığı ile kalktım
   şerefsiz spiker oynamam için beni piste çağırınca utandım ama oynamamak olmazdı
   bi kaç sallandım
   ben oynarken pist doldu
   gelenler arasında yalancı da vardı
   ablamla eniştem zaten bana yakın oynuyordu
   yalancı da ablamın yakın arkadaşı olduğu için
   bizde kaçınılmaz mesafe yakınlığı oldu
   ama ben kaçtım
   takı merasimini mütakip
   son dans için
   ablamla eniştemin sevdiği şarkı çalmaya başladı
   çiftler bir bir kalkarken
   yalancıya da dans etmesi için enişte bey akrabası tarafından birisinin teklif ettiğini farkettim
   ama kabul etmedi
   eniştem beni çağırıp ablamla dans etmemi söyledi
   ablamı bırakıp teklif eden çocukla bir şeyler konuşurken
   ablamla ben dans etmeye başladım
   enişte gelince ayakta kaldım
   ablam kaş göz işareti ile dansa kaldırmamı istiyordu yalancıyı
   onların masasına gidip
   -bu dansı bana lütfeder misiniz sultanım dedim ananeme....
   -maaalesef dedi
   -hadi anane dedim ama
   -deden bile kaldıramadı bence uzatma dedi
   masada sap gibi kaldım ayakta
   reddedilmiştim
   ben salak salak beklerken
   ananem yalancının annesin de aynı masada olması sebebi ile
   -arkadaşını kaldırsana dedi
   annesi de gülümseyerek baktı ve hiç surat çatılması olmadı
   ben aslında istemiyordum ama
   yine de raconen sordum
   -dans edelim mi diye
   -etmeyelim yorgunum dedi
   hiç beklemediğim bir tepkiydi
   ben sorunca direk kucağıma atlar sanıyordum halbuki
   -peki dedim masadan duble göt olmuş şekilde ayrılırken
   reddedilmenin gıcıklığı ile bir köşeye çekilmiştim ki mesaj geldi
   -özür dilerim annem varken edemem...
   bu aslında geçerli bir sebeb olmasına rağmen
   ben şerefsizliğim dolayısı ile
   -önemli değil ben öylesine sormuştum zaten dans etmek istediğimden değil.. mesajını yazıp gönderdim
   cevap gelmedi ama bakışlarından üzüntüsü belliydi
   gece bitti
   aile büyükleri için gerekli eğlence ve takı olayı tamamlanmıştı ama
   elbet gençler biraz da ailelerinden ayrı eğlenmek istiyorlardı
   eniştem beni çağırdı
   bir yere gidelim mi diye sordu
   farketmez diyerek seçimi onlara bıraktım
   gece biterken ananemi uğurlamaya bende gittim
   gençler olarak kalıp başka bir yere gidecektik
   ananem arabanın anahtarını almak koşulu ile
   yarım kalan viski şişesini geri teslim etti
   ben viski şişesine konsantre olmuşken
   unuttuğum şey
   yalancının da genç grubla kalmasıydı
   babam ve annem taşkınlık yapmamam konusunda sıkı sıkı
   ve defalarca uyardılar
   mekandan çıkıp beraberce 20 kişi civarındaki grupla
   oturulabilecek bir mekana gittik
   enişte beyin bir kaç arkadaşı ve ben
   içilebilecek bir şeyler alıp oturduk
   ben birazda sarhoşluğun etkisi ile
   mal mal milleti dinleyip
   otururken yalancının varlığını yine unutmuştum
   telefona bakarken aklım gelen kişi bilgeydi
   ama bilge aklıma gelince yalancı geldi
   bilgenin başka birisi ile ilişkisi var iken benimle çıkmayacağına nedendir bilinmez
   inanamıyordum
   tüm bunların altında da yalancının olduğunu düşünüyordum
   ama ona soramazdım çünkü yalancı bana aşıktı
   normalde de soramazdım çünkü konuşmuyorduk
   ama içim içimi yediği için
   yalancı ile konuşmaya karar verdim
   -sen içmeyecek misin bişey dedim
   -hayır teşekkür ederim dedi
   -hmm bira içersin sanmıştım dedim
   -yorulma gerek yok dedi
   ayağa kalktım bir kaç kişi nereye diye sordu ama cevaplamadan markete gidip
   iki tane bira aldım geldim
   bu hareketimi ablam eniştem ve yalancı garipsese de benim planım farklıydı
   verdim birayı
   -eee nasıl gidiyor dedim
   -iyi dedi
   utandığı için sanırım uzunca yudumlayamadı birayı
   -senin ki nasıl gidiyor dedi
   -dünya dönerken ben dönmezsem başım dönüyor dedim
   -anlamadım dedi
   -hayata ayak uyduruyorum işte dedim
   -ablan söyledi üzüldüm dedi
   bu kadar çabuk bilgeye geçiş yapmasına planımın bir parçası olarak
   -ben üzülmedim dedim
   -onu seviyorsun sanmıştım dedi
   -ben de öyle sanmışım dedim şaşırmış ifadem ile
   -ben nasıl anlayamamışım böyle bir şey olduğunu,hiç beklemezdim dedi..
   aslında adıma üzülmüş olması lazımdı ama kendi adına sevindiğini mimikleri ele veriyordu
   -boşver bitti artık dedim
   -üzülmedin mi kelebek aldatılmış olmaya dedi..bilgeyi suçlayıp kendine prim çıkarırcasına
   -üzüldüm ama aldatıldığıma değil dedim
   -niye üzüldün peki dedi
   -eğer ben iyi bir erkek arkadaşı olabilseydim aldatmazdı..demek ben bişeyler eksik yapmışım ki aldatma gereği duymuş dedim
   -o nasıl düşünce öyle,kızın genlerinde varsa aldatmak seninle ne alakası var dedi
   -orospu demek kolay aldatan için ama eğer aldatılmayı hakettiysem ben suçluyum,ama haketmediysem de iyi ki gitmiş zaten dedim
   -yani sen bişeyi eksik yaptı da ondan mı gitti demek istiyorsun dedi
   -herkesin tatmin seviyesi çok farklı,kimileri buket buket güle kimileri bir kerecik görebilmeye..dedim
   -haklısın ama bence senin hiç suçun yok dedi
   biz konuşmaya dalmışken farkettim ki bizi yalnız bırakmak adına herkes dağılarak grublaşmış
   -vardır muhakkak boşver bilgeyi dedim
   -tamam özür dilerim dedi
   aslında benim beklediğimden daha rahat bir konuşma geçiyordu
   ama onun daha önceki yalanlarından dolayı
   tüm kurduğu cümlelerin yalan olabilmme hesaplarını yapmak zorunda kaldığım için daha çok düşünmek mecburiiyetinde kalıyordum
   geçmişi silmiş olsak o an aşık olablirdim ona
   ama geçmişi silerken bilgeyi de silmem gerekiyordu
   ben yalancıya karşı duygusal anlamda aşk denilmeyecek kadar rahat olduğum için
   ağzımdan çıkacak soru ve cümlelerde kasılma yaşamıyordum
   zaten kıza daha önce ağır konuşmuş
   küfür etmiş hatta başka bir kız uğruna tokat atmış olmama rağmen
   hala ben seviyor oluşu
   benim kalbimin götünü oldukça kaldırmış
   kendi kendime ulan sövdüm dövdüm başkası ile göz göre göre çıktım
   beni ne yaparsam yapayım sever mantığı ile
   biraz dalga geçercesine
   biraz da ti'ye alarak
   -demek sen bana aşık oldun dedim
   o an allaha kirpikleri olduğu için dua etmiş olmalı ki
   utanarak gözlerini kısıp başını aşağı indirdi
   zevk almaya başlamıştım
   hafif alkol etkisi ile olsa gerek anti mütavaziliğin bokunu çıkararak
   -suç sende değil ben çok yakışıklıyım dedim
   konuşamıyor olması
   utanması
   zevk veriyor daha çok utandırmak için devam etmem gerektiğin düşünüyordum
   ki harbiden bir sevene bunu yapmak
   sevmiş birisi ile dalga geçmek
   kendimin bile alışık olmadığı birşeydi
   -hangi ara aşık oldun bana dedim
   bilmem'i ifade eden surat mimiği ile yine sessiz kaldı
   -olur mu sence dedim
   -ne olur mu dedi
   -biz dedim
   -anlamadım dedi
   -beraber olsak mutlu olur muyuz sence dedim
   -bilmem dedi
   -olamayız dedi
   -neden dedim
   -ben seninle şu an beraber olmak istemiyorum ki dedi
   şaşırmıştım
   -neden hani seviyordun dedim
   -seven benim sen değil dedi
   -nerden biliyorsun dedim
   -benim bildiğim daha önemli bişey var o da bilgeyi hala seviyor oluşun o yüzden ben seviyor olman anlamsız dedi
   -yani benimle çıkmak istemiyorsun öyle mi dedim
   biraz sinirlenerek
   -başka zaman konuşalım sarhoş oldun galiba dedi
   -yoo gayet iyiyim ve teklifimi yaptım seçim senin dedim
   -dalga geçiyorsun dedi üzülerek
   aslında evet basbaya dalga geçiyordum
   ama devam ettirmek için
   gözlerine bakıp
   -hayır dalga geçmiyorum ve ciddiyim dedim
   -hayır kelebek yapamam böyle bir başlangıç çabuk bitmesine sebeb olur,zaten uzundur bekliyorum ve yine beklerim ama
   aklın başkasında iken yapamam dedi
   biraz sessiz kalmışken
   -beklerken başkaları girebilir ama dedim
   -benim için öyle bir ihtimal yok ama senin hayatına başka birisi girebilecekse zaten hazır olmadığın anlamına gelir dedi
   -ama diye lafa girecekken
   -sus lütfen sus,seviyor gözüküp sevmemen hiç sevmemenden daha çok acı verir,çocuk değilim ben,
  dünün ile bugünün arasında çok fark var,yapma lütfen dalga geçme benimle dedi
   -haklısın,selamın aleyküm konuşmaya başladık ve dakika bir itibari ile bilgeden konuştuk,
  o yüzden biz olamayız bir süre hep o da olucak,gerçekçi olmak gerekirse yanlış anlama ama
  sana güvenebileceğimi de sanmıyorum,her lafında yalan arıyorum,her cümlenin sağlamasını yapmadan inammıyorum
  eğer biz olammıyorsak bunun tek suçlusu benim bilgeyi sevmiş oluşum değil senin en başından ber gereksiz yalanların oldu dedim..
  bir nevi yalancının suratına hatalarını bir bir vuruyordumm
  -seninle ilgili hayal kurarken mutlu olup sonra gerçekleşmeyeceğini bilmek kadar büyük ceza olamaz dedi
  -ne hayali diye  sordum
  cevaplmaya hazırlanırken
  hadi gidelim diye seslendi ablamm
  -cezam yine başlıyor ama bugün ki hayalim çok gerçekti,iyi geceler....

adını ne koysam 15


-ne istiyorsun bu yetimden dedi
   -ya anane diye lafa girecektim ki
   -seni hiç dövmedim ama döverim kelebek niye bağırıp çağırıyorsun kıza??kız senden korkusundan
   ben müsadenizle yapamayacağım dedi.ne diye istemiyorsun ne yaptı kız dedi
   -tamam anane özür dilerim kusura bakma dedim sinirli olduğu için
   -bilmediğim bişey varsa özrü ben dileyeyim ama kızdan önce bana gelip anane ben bu kızı şu şu şu sebeblerden dolayı
   istemiyorum diyerek geçerli bir açıklama yapsaydın sen haklı olurdun..
   -tamam anane dedim lafı uzatmamak ve birazda bananecilikten dolayı
   -bak kelebek sen de benim oğlum sayılırsın elbet el kızına değişecek değilim seni..belli ki seni üzmüş veya
   istemidiğin şeyler olmuş.kendine göre çok haklı da olabilirsin..belki de en iyi tanıyan olarak
   ilk sana sormam gerekirdi.ama artık işe aldım sayılır ve çok hevesli.şimdi sana karşı
   yaptığı hatalar için değil bana yapacağı bir hataya kadar onu çıkaramam.
   çıkarırsam sağda solda 3 5 kuruşa kıyamadı derler.dedi
   -tamam anane haklısın dedim
   -oğlum kızın maddi durumu da iyi değilmiş.devlet bana ihtiyacımdan fazlasını veriyor.kızın yaşı genç
   çevresinde görüp canı her bişey istediğinde parasının yokluğundan dolayı babasının vefatını hatırlamasın dedi
   -tamam anane iyi düşünmüşsün dedim
   -eğer sen haklıysan ben de görürüm yanlışlarını zaten dedi
   ben zor görüyorum yalancının yalanlarını ananem nasıl görecekti ki
   ama bunu da ananeme söylesem muhtemelen inanmayacaktı
   ayrıca yemek taşıma derdinden kurtulmuş olacaktım.
   seviyordum ananemi dert olmazdı elbet ama yine de başka işlerimi daha rahat yapabilecektim
   baktım herkes karlı çıkıyor bu işten
   eyv çekip sesimi çıkarmadım
   -araban da hayırlı olsun dedi ananem
   -sağol dedim
   -artık bizi de gezdirirsin dedi
   -istediğin zaman haber vermen yeterli anane dedim
   biraz daha oturduktan sonra müsade istediğimde
   -dediklerimi anladığını varsayıyorum kelebek dedi
   -anladım anane merak etme dedim
   evden çıkar çıkmaz mesaj attım yalancıya
   -'ananeme bişey olursa...'
   cevaplamadı
   cevaplamamasının sessizliği bilgeyi hatırlatırken
   bilgenin sessizliği yine kendimi yalnız bıraktı
   çok zor du aşk
   eşitliği sağlamak için
   severken sevilmeyi beklemeli
   beklerken sevmeye devam etmeli
   mutlu olabilmek için sevildiğini hissetmeli
   ama ne yazık ki bir türlü denklemi kuramadım
   sırayla işlemleri yaparken pi'yi kader olarak almamaktı galiba hatam
   çünkü sonuç hep küsuratlı yalnızlık...
   işin kötüsü her bilge aklıma gelişinde
   onun sözü itibari ile
   'ne zaman aklıma o gelirse,onun da beni düşünüyor olduğunu hissetmemden dolayı daha da çok acı verdi yalnızlık
   bilge ile aklıma gelen başka bir konu ise
   allah'a yaptığım dua sonucu onun karşıma çıkması
   ama aynı zamanda yalancıyı da dua ertesi günü görmüş oluşum
   ya benim duam gerçekleşmemişti
   ya da ben hala yanlış adresteydim
   beni dürten şeytan mıdır bilmem
   içimden bir ses
   olm kelebek belki de allahın gönderdiği yalancı idi bir de onunla dene diyordu
   ama bu ses içime hiç sinmiyordu
   her haline sinir oluyordum çünkü
   tüm bunlarla beraber  staja başlamam gerekiyordu
   günler geçerken ananem den hiç bir şikayet gelmiyor
   herkes gayet mesut mutlu gözüküyordu
   bir akşam üzeri yemek için ananemlere gittik ailecek
   biz eve girdiğimizde
   yalancı sofrayı hazırlamış
   tek eksik olarak yemeklerin tabaklara doldurulmasını bırakmıştı
   ben en son eve giren olarak
   kapıyı kapatırken
   yalancı annem ve babama hoş geldin derken
   ben bundan nasiplenemedim
   annem ve babam yalancıya hal hatır sorarlarken
   yalancı müsade isteyerek gitmek istedi
   ben hariç herkes otur sende bizimle ye desede
   yalancı annesinin evde yalnız olduğu gerekçesi ile gitmekte kararlı gözüküyordu
   ananem yalancının annesini de çağırmak istese de
   başka bir zaman diyerek olaya noktayı koydu
   tüm bunların oluşumu sırasında hiç bana bakmıyor
   ve gitmek üzere çantasını alıp kapıya doğru geldi
   ben malı hala içeri girememiştim konuşmalara uzak kalmak için
   kapısını ben açmak zorunda kaldım
   yine suratıma bakmadan ahaliye afiyet olsun dilekleri ile beraber gitti
   biz oturduk yemek yerken
   ananem kızı anlata anlata bitiremiyor
   ben de içimden
   -vay amk tezgahı kurmuş kandırmış yine anenemi diye sinirleniyordum
   yemeği yedik avara kaldım
   bizimkiler gereksiz konuşmalarla
   o nasıl bu nasıl geyiğine girdi
   çok da uzatmadan tası tarağı toplayıp eve gitmeye karar verdi bizimkiler
   bindirdim arabaya
   attım eve ama ne uyku var ne de o gece tv de izlenebilecek bir bok
   gündüzlerin de pek farkı kalmadı hep aynı şeylerle zaman geçerken
   x arkadaşı arıyorum
   -olm ne yapıyon?
   -internette takılıyom
   y yi arıyorum
   -olm ne yapıyon
   -faceteyim kızla konuşuyom
   iyi bok yiyonuz amk gelin adam gibi çıkalım araba var imkan var
   baktım millet eğlenceyi bulmuş
   bende gireyim dedim şu internete
   gittim oturdum kafeye
   yapacak bişey yok
   msn açsam silik
   face açsam silik
   bi kaç spor haberi okudum
   yaladım yuttum spor aleminde neler olduğunu
   can sıkıntım geçmedi
   aç olm kelebek şu face i dedim
   ama açmadım çünkü hala bilgeden haber bekliyordum
   ablam müstakbel enişte beyin varlığını iyice aileye kabul ettirdi
   gel zaman git zaman isteme aşamasına getirmişler
   hayırlısı ile evlenmek için
   allah emri ile istemeye geldiklerinde
   kendimi bir an enişte beyin yerine koydum
   ne utanç verici bir durum amk
   herkes birbirini tanıyor
   muhabbet önceden iyi ama
   iş istemeye gelince herkes utangaç rolü yapıyor
   verdik gitti dedi peder bey
   el öpmeler esnasında ben işin piçlik kısmında olduğum için benden büyük enişteye el kaldırdım öpmesi için
   o an gülüşmeler oldu ama peder bey affetmedi
   bir hafta yayalık cezası verdi arabayı elimden alarak
   bizim aileyi bi telaş aldı
   yok ne giyecem yok ordan şunu almam lazım
   yok nişan burda olsun
   davetiye tarih derken onlar kendi dertlerine düştü
   bana da meşgale çıktı ailenin şoförü rolü benim oldu
   10 gün kadar ananem ve yalancıdan haber almamıştım ki
   ananem bize geldi
   herkesle konuştuktan sonra
   oturduğu koltukta yer boşalınca
   -gel bakalım dedi
   -buyur anane dedim
   -ne oldu ziyaret etmez oldun dedi
   -biraz yoğunduk anane dedim
   -gelmek istesen vaktin olacağını biliyorum kelebek o kız var diye gelmiyorsun dimi dedi
   -yok anane olur mu hiç dedim
   -iyi peki görüşcez dedi
   ortam da daha fazla konuşmaya müsait olmadığı için konuşmaya ara verdik
   ben ananemi evine koluna girerek götürdüm
   -çok iyi kız kelebek dedi yolda
   -öyle kalır umarım sana karşı dedim
   onun hakkında bişey söyledikçe ben konu değiştirmemden dolayı ananem üzerime fazla gelmedi
   ertesi öğlenden sonra beni aradı
   cevap vermedim
   tekrar aradı
   yine açmadım meşgule alarak
   mesaj geldi
   -açsana eşek herif ben ananen
   ben arayacakken o tekrar aradı
   -buyur anane dedim
   -bi saniye diyerek telefonu ananeme verdi yalancı
   -bana bişey olsa ilk kimden duyarsın dedi
   -allah korusun dememe kalmadan
   -bu numaradan her aradığımda cevap vereceksin dedi
   -tamam anane dedim
   -şimdi iyi dinle diyerek marketten yaprak sarma yemeği için olduğunu düşündüğüm eksik listesi verdi
   ayrıca ceza olarak yalancıya kontur almamı söyledi
   sesimi çıkaramadım ihtiyaçları aldım
   konturü de tedarik ederek ananemlere yola koyuldum
   malzemeleri bıraktım
   ananem kızgın
   -çok kırdın beni dedi
   -meşguldüm kusura bakma dedim
   -konntur aldın mı dedi
   -evet deyip yalancıya uzattım ama almak istemedi
   ananemin al kızım zorlaması ile aldı
   var mı başka bi emrin diyerek gidecektim ki
   -otur bişey iç öyle git nefes nefese kalmışsın dedi
   -sağol içmicem dedim
   -kelebeeek dedi ters ters bakarak
   mutfağa yöneldim
   kendim bişey doldurup içmek istediğim için ben girip dolabı açarken
   yalancı geldi
   kontur kartını uzattı
   -ben istememiştim yanlış anlama al konturüm var dedi
   -sende kalsın onu da gammazlarsın şimdi ananeme derken
   onun hiç  bana bakan gözlerinden ikişer damla yaş arka arkaya akacağını bilemedim
   o lavaboya koşarken
   kartı da yere bıraktı
   benim bir özrüm birikti yalancıya belki ama
   ordam kaçmam lazımdı
   -görüşürüz anene içtim sağol dedim
   yolumun açık olması temennisi ile beni uğurladı
   aşşağı indim
   arabayı çalıştıracam
   ama çalışmıyor
   vazgeçtim denemekten
   oturup kalmışken şoför mahalinde
   bir özür mesajı yazmak istedim yalancıya ama
   eve geri çıkmaya karar verdim ne yapacağımı bilmez halde
   çaldım kapıyı
   yalancı açtı gözleri hala kızarık
   ne var diyen gözlerle bana bakarken
   -ananeme mahallenin çocukları kapıyı yanlışlıkla çalmış dersin özür dilerim demeye geldim dedim
   hiç bir şey demeden bana bakarken
   ananem seslendi
   -kimmiş kızım diyerek
   bana baktı yalancı
   -mahalle.. dedi sustu biraz sonra tekrar bana baktı -kelebek gelmiş diye seslendi ananeme artık yalan söylemiyorum mesajı vermek istercesine
   -bişey mi unuttun oğlum dedi ananem
   içeri girmez farz oldu bu gelişe bir sebeb uydurmak için
   -anane akşam yemek ayırmayalım mı sana diye soracaktım dedim
   -annenin haberi var biliyor o selam söyle dedi
   böylece yırtmış oldum mevzudan
   işler karmakarışık gelişirken
   ben hala bilgeyi düşünüyordum
   akşam üzeri yine yalancının numarasından arandım
   sıkıyorsa açma amk
   -efendim dedim
   -bi gel oğlum dedi ananem
   gittim yine
   yalancı hala orda
   ağzıma tıkıştırdı ananem sarmanın ikisini
   nasıl olmuş diye sordu
   -değişik olmuş dedim
   -yalancıya yapmasını öğrettim bugün o sardı hep dedi
   -elinize sağlık dedim ananeme bakar halde
   bir tabak bizim ev için ayrılmış olan sarmayı aldım
   bir tabak da yalancıya vermiş eve götürmesi için
   -kızı eve götürüver geç oldu dedi ananem
   bişey demedim
   dışarı çıktım vedalaşarak
   yalancıda çantasını ve tabağını aldı
   kapattık kapıyı konuşmaksızın dışarı kadar çıktık
   ben arabanın alarmını öttürüp kapı kilitlerini açtım
   ama o evleri istikametine yürümeye devam etti
   -gelmiyor musun dedim
   hiç cevap vermeden gitti
   gündüz ki üzüşüme bağlayarak ses çıkarmadım
   yine bir hafta kadar uğramamıştım ki
   ablamlam her fırsatta yalancıdan konu açmaya başladı
   yok öyle iyi bakıyormuş yok ananem çok memnun muş falan filan
   bana anlatma diyerek kızdım ablama
   enişte bey ve ablam
   beni sinemaya çağırdılar
   -kim kim gitcez dedim
   -sen ben enişten dedi
   -başka birisi gelirse aramız açılır abla dedim
   -açılmaz açılmaz hadi dedi
   sinemaya vardığımda yalancıyı da görmem ile korktuğum başıma geldi
   ama bu işte yalancının suçu olmadığını onun da beni görmesi ile suratındaki şaşkın ifadeden anladım
   herşeyi ablam planlamıştı
   herkesin içinde eniştem de bize çok yakınken
   -abla uyarmadım mı seni dedim
   -ne olucakmış dedi
   ters ters bakıp terk ettim sinemayı
   iyice sinirlenmiştim ama enişte beyin de orda olması sebebi ile sesimi fazla yükseltmemiştim
   akşam eve gelmesini bekledim ablamın
   ben lafa girmeden o girdi
   -kızın da haberi yoktu benim hatam dedi
   -nişan ve düğününde yanında olmamı istiyorsan bir daha yapma diyerek konuyu kapattım
   nişan öncesi
   enişte bey herkesi pikniğe çağırdı
   bir nevi kaynaşma olarak
   araba ile iki tur atmak zorunda kaldım
   milleti götürecem diye
   tam bitti derken
   -olm ananeni de alıp gel dedi babam
   çaresiz bindim arabaya
   çaldım kapıyı
   hazırlanmışlar zaten
   sessiz bir yolculukla piknik alanına geldik
   onu taşı bunu getir derken
   babamın mangal başında durma görevini bana vermesi ile
   sikicem pikniğinizi deme aşamasına geldim
   çevreyi gözetlerken farkettim ki
   ablam ile yalancı da küsmüş
   daha doğrusu yalancı ablama küsmüş
   götüm başım is oldu amk
   millet çatur çutur yiyor
   ben onlara et yetiştiriyorum
   amk tavukları sadece yağ ızgaraya koyar koymaz alev alıyor
   alev alınca da çevreden eleştiriler geliyor
   tuz at
   kömürü karıştır
   biliyosanız gelin kendiniz yapın dicem ama
   zalim peder beni o kömüre sokar o lafı dersem
   ben milleti kesiyorum kim ne yiyor diye
   bu sırada farkettim ki
   bizim yalancı  yemiyor  
   bi yandan ananem önüne bişeyler veriyor ye diye
   bir yandan ablam bir yandan da annem
   ama ben hala üvey evlat muamelesi görüyorum
   allahtan enişte gelip biraz gönlümü aldı
   -çok yorduk seni söz senin de yaparsak ben pişirecem.nişanda bir şişe viskin benden dedi
   viski sözünü alıp biraz kendime gelince
   neşeli neşeli etrafa bakarken
   3 kere göz göze geldik yalancı ile
   ablam kalktı yanıma geldi
   -kolay gelsinn dedi
   -git sen onu doyur kardeşin açmı hiç sorma zaten dedim
   -salak sen yiyemiyon diye kız da yemiyor dedi
   -abla ben seni uyarmadım mı dedim
   -iyi be tamam dedi
   aklıma birden gelen  fikir hiç de fena sayılmazdı
   bir kız bumam gerekiyordu
   ama kız bulmak kolay mı amk
   ama bulmuş numarası yapmak olabilirdi
   telefon çaldı çok geçmeden
   kısaca akşama halı saha maçını olduğunu belirten arkadaştı ama
   ben telefonda öyle konuştum ki
   yalancı bilge ile konuştuğumu
   ablamda başka kızla konuştuğumu sandı
   arasıra kafamı çevirdiğimde
   yalancının asılmış suratını beraberine alarak
   20 30 metre açılarak tek başına başka bir yerde oturarak beni izlediğini gördüm
   telefon kapanmıştı ama ben konuşmaya devam ediyordum
   -bende... bende... öptüm... görüşürüz diyerek duyulabilecek şekilde telefonu kapattım
   ablamın durumu yalancıya anlatacağını bildiğim için
   eve gelince sinemaya gitmiş rolü
   evden çıkarken saçlara eksra bakım ile beraber parfümler sıkmam ve normalden
   iyi giyinmem ile ablama bir kızla buluşuyorum mesajı verdim
   bunlarla yetinmeyip
   okuduğum okulun bulunduğu ile bile gittim
   bilgeyi görebileceğim mekanları gezdim
   ama yine nafile kaldı
   ablam nerde olduğumu sorduğunda
   -şu an müsait değilim ben seni ararım diyerek kapattım
   merak uyandırmak ve kızlayım mesajı vermek için
   -gel sen o kız hakkında çok önemli bişey öğrendim diye mesaj attı ablam
   hemen aradım
   -hangi kız?ne önemlisi kimden öğrendim dedim
   -gelince konuşuruz dedi o kapattı
   hemen  memlekete döndüm
   ablama koştum anlat diye
   anlatarak olmaz göstermem lazım dedi
   hadi göster o zaman dedim sede
   -bekle enişten gelsin dedi
   eniştemi aradık
   aşşağı indik
   hadi bin dediler arabaya
   -eğer yine yalancının olduğu bir yere gidersek aramız açılır abla dedim
   eniştem lafa girdi ben söz veriyorum yok dedi
   bir alış veriş merkezine gittik
   eniştem leptopunu çıkardı
   bağlantıyı sağladı
   kendi facebookunu açtı
   bilgenin isim soyismini yazmaya başladı
   -bir dakika dedim
   -ne oldu dedi ablam
   -sen nerden biliyorsun onun soyadını yalancıdan öğrendin dimi dedim
   -evet ama bakman lazım dedi
   -yaa yalancı uydurmuştur onu dedim
   hiç se çıkarmadan açtılar
   -resimdeki kızı gösterip bu mu dedi ablam
   -evet dedim resme bakarak
   -bu kızın hani face i yoktu dedi yine ablam
   -açmıştır abla dedim
   -bu face 3.5 senedir kullanılıyor kelebek yorum ve gönderi tarihlerine bak dedi
   şaşkındım ama hala yalancının onun adına face açtığını düşünüyordum
   -hem de çok uzun süredir şu isimli çocukla ilişkisi var olarak gözüküyor dedi
   isme baktım bilgenin kullandığı hattın sahibinin ismiydi
   -ya tamam işte yalancı ayarlamış bunu dedim
   -kızın çocukluk resimlerini de mi yalancı ayarlamış,kız basbaya senin face'i silerek kendisi de kullanmıyor imajı vermiş dedi
   -öyle olsa herkese açık olmaz sadece arkadaşları görür yorumları falan hiç mi korkmaz bilge ben bir gün face açar da görürüm diye dedim
   bunu kendimce kabullenip
   yalancının yeni oyunu olarak düşündüğüm için
   yalancının ağzına sıçmak üzere yola çıktım
   aksilik o ki lastik patladı
   biraz tecilli de olsa
   evin önüne gelip
   -çabuk aşağı in mesajı attım
   cevapta gelmedi
   kendisi de
   yukarı çıktım
   kapıyı ananem açtı
   -hoş geldin diyerek içeri aldı
   -yalancı yok mu dedim
   -hayırdır dedi
   -hiç sordum öylesine dedim
   -meyve almaya gitti gelir şimdi dedi
   biraz bekledim
   -akşama yine gelirim diyerek kaçtım ananemden
   amacım onu aşağı da bekleyip hesabı kesmekti
   nitekim beklerken geldi
   apartman girişinde
   içeri girdi beni görmezden gelip yukarı çıkarken kolundan tutttum
   -niye ablama herşeyi anlattın dedim
   hiç cevap vermeden gözlerime baktı sadece
   -ne diye hala bilge adına facebooklar açıyor oyunlar oynuyorsun dedim
   gülümsedi
   -cevap versene diyerek sarstım kolunu biraz
   -canımı acıtıyorsun bırak dedi
   -cevap ver o zaman dedim
   -ben oyunu seni severek oynamışım kaybedeceğimi bile bile hemde
   sırf seni görebilmek için gece gündüz ders çalışarak yaz okuluna kalmadım
   sırf arasıra hoşgeldin veya güle güle diyebilmek için ananene yardım ediyorum
   ablan aradı çok sinirli dikkat et dövebilir dedi
   ama kaçmadım
   niye kaçmadım biliyor musun?
   senin bilge ile her buluşmanda babasından dayak yeme ihtimalini bile bile gitmen gibi bir sebeb işte.. dedi bir kaç damla ile